Tavsiye pazarlaması nedir? Hepimiz sürekli olarak memnun kaldığımız şeyleri tavsiye ederiz ve bu tavsiyelerimiz başkalarının karar vermesinde etkili olur.

Bize hiç bir faydası olmasa dahi kullandığımız ve faydasını gördüğümüz bir şeyi zaten tavsiye ediyoruz. Peki tavsiyelerimiz ile gerçekleşen ticaretten bize reklam payı ödense nasıl olur?

Bugün online ve offline firmalar tavsiyenin gücünü yeniden keşfetti ve tüketicilere tavsiyeleri karşılığında hediyeler ve hatta kazançlar sunmaya başladı. Klasik reklam ve dağıtım kanalları yerine tavsiye pazarlamasını kullanan firmalar 2012’de 170 milyar dolar ciroya ulaşmış ve bunun 65 milyar dolarını ürünlerini tavsiye eden 90 milyon iş ortağına dağıtmıştır.

Tavsiye pazarlamasında bir iş ortağının kazancı tamamen kendi emek ve başarısına bağlı olarak çok büyük rakamlara ulaşabilmektedir. Bu modelde bir üst ast hiyerarşisi olmadığı gibi mesai ve emek konusunda da herkes özgürdür. Kazancı belirleme konusunda eğitim, kariyer, cinsiyet, tecrübe gibi hiç bir ön şart yoktur.

Kaldıraç Etkisi, Sponsorluk ve Katlama

‘’Bana yeterince uzun bir kaldıraç ve uygun bir dayanak noktası verin dünyayı yerinden oynatayım’’ diyor Archimedes.

Kaldıraç EtkisiKendisinin sadece 24 saat varken 100 kişinin 8’er saatini bir sistem ile bir araya getiren bir iş adamı 800 saatlik bu mesaiden kazanç elde ederken zaman kaldıracı kullanmaktadır. Pasif gelir kaynağı olan kaldıraç etkisi tavsiye pazarlamasında da aynı şekilde çalışmaktadır.

Finansal özgürlüğe giden pasif gelir kendi mesai ve emeğinizden bağımsız olarak kurduğunuz organizasyonun ürettiği hacimden gelir. Organizasyon ve hacim büyüdükçe artarak devam eder.

Tavsiye Pazarlamasında kaldıraç etkisine sahip bir organizasyon kurmak için önce balık tutmayı öğrenmek sonra bunu öğretmek sonra da öğretmeyi öğretmek gerekir. Sponsorluk diye adlandırılan bu sistem ile bilgi ve tecrübe kopyalanır ve birlikte kazanç elde edilen bir organizasyon oluşur.

Bu kopyalama sonucu katlanarak artan bir hacim ve sıradan insanlara sıra dışı gelirler kazandıran bir pasif gelir ortaya çıkar. İnsan zihninin algılamakta zorlandığı katlama etkisine dair bir hikaye anlatılır.

Satranç PrensibiBugün satranç diye bildiğimiz oyunu kurgulayan bilgine, oyundan çok memnun kalan Pers Kralı“Dile benden, ne dilersen” demiş. Bilgin kendisine uzatılan hazine dairesinin anahtarını elinin tersiyle itip, kraldan satranç tahtasının köşesindeki kareye bir buğday tanesi koymasını ve sonraki her kareye bir önceki karenin iki katı buğday tanesi koymasını istemiş.

Zenginliğinden gurur duyan kral bilgenin saflığına(!) tebessüm etmiş ve vezirine “Dileğini, yerine getirin” diye emir vermiş. Katlana katlana giden buğday tanelerinin, satranç tahtasının son karesinde tam 2‘e ulaştığını görürüz. Tarım uzmanları 1.000 buğday tanesinin yaklaşık 31g geldiğini söylüyor.

Sonuç şaşırtıcı tahtaya konulması gereken buğday miktarı tam 570 milyar tona karşılık geliyor. Dünyanın 2008 yılı buğday üretiminin 645 milyon ton olduğunu düşünürsek, tam 885 yıl boyunca dünyanın bütün buğdayının bilgine verilmesi lazım. Ne dersiniz, kralın sezgisi başına büyük dert açmış değil mi?

Hikayede olduğu gibi aritmetik düşünmeye programlanmış insan beyni, geometrik artışı yani katlamalı büyümeyi algılama konusunda sınıfta kalıyor!

 

Dipnot: Tavsiye pazarlaması adına çalıştığım şirketimi incelemek adına buraya tıklayınız

Sonnot: Başarılı online girişimci rehberimi incelemek için buraya tıklayınız.